Kıskançlık aşk hastalığına yakalananların saçmaladığı gibi sevginin değil, fesatlığın, kindarlığın, nefretin dışavurumudur.. Seven insan, sevdiğini sakınır, gözetir, korur... Kıskanarak, sevdikleri yada sevenleriyle arasını bozarak cezalandırmaz...!!...
"Yapılmamalı ama yapıyorum işte" olarak yorumladığımız istenilmeyesice davranışlarımızı kontrol altında tutma adına, başedemedilemeyen çocuğu evlatlıktan çıkarmak misali "napalım ben böyleyim" diye sorumluluktan kaçmak yerine, çocuğun...
Sevenlerinize sevdiklerinizi sevdirdikçe sevilirsiniz çünkü sevenleriniz ne kadar sevileceklerini sevdiklerinize gösterdiğiniz sevgiden anlarlar..!! "BENONİM"
Benim ve benim gibi gördüklerimin kişiliği, tarafımızdan tanınan yada tanınmayan insanlarla girdiğimiz her türlü ilişkilerde, karşımızdaki insanın seviyesine ulaşma çabası içerisinde olarak, elimizden geldiğince herkesin anladığı dilden anlamaya...
Tövbe etmiştim bu soner arıcayı dinlemeye ama zorla dinlettiriyorlar bunalımlara sokmak ister gibi bu bünyeyi.. İlk aşklarımı bu pezevengin şarkılarıyla yaşamıştım ben.. Platonik takıldım...
Muhtaçlıktan münezzeh muhabbetlerin muvaffakiyetindeki azamet daim olur.. "BENONİM"
Bir insana güvenmediğini düşündüğün halde düşüncelerinde yanlışlık olduğunu düşünerek "bana güveniyormusun" sorusuna eminsizlik kokan bir "evet güveniyorum" kısmi yalanını söylemek mi doğru olan...yoksa nedeni sorulduğunda açıklayamayacığımız dürüstlük serpilmiş...
bahar aylarında sabahları evden çıktığımızda yüzümüzü güneşe dönerek, güneşin o zararsız, içimize çok hoş bir sıcaklık veren ışığına sarılarak gideriz yolumuza ... yazın kaçtığımız, kilometrelerce...
Ayrı kalmak zorunda kaldığımız sevdiklerimiz artık özlediklerimiz olduğunda, ayrılığımızdan dolayı gözümüzden uzak ama gönlümüzde saklı olan özlemimizi, hasretimizi, sevgimizi göstereceğimiz çok önemli insanlara, süslü ve anlamlı içeriği ile...
ne aşklar gördüm, ardında bıraktı dinmez yaşlar.. ne yaşlar gördüm, zihnimde bıraktı unutulmaz anılar.. ne anılar gördüm, içinde eşsiz değerde kadınlar.. ve ne kadınlar gördüm, hala kalbimde gizli...
acıktımla doydum arasında geçen belirli ama belirsizliklerle dolu, değerli hayatımıza ne kadar değersiz varlıkların girmesine izin veriyoruz bize değer verenlere ihanet edercesine... "BENONİM"
kaybetmekten korkanlar yalan söylemeyi tercih ederler, kazandıklarının ne kadar yalan olduğunu ise kaybettiklerinde anlarlar..!! "BENONİM"
seni çalışsam, seni ezberlesem, seni hayatımın en büyük sınavı bilerek yaşasam ve diplomamı alarak sana gelsem, beni kalbinde işe alırmısın???? "BENONİM"ve bu gece birşeyi farkettim .. güzel...
Aşkın, en büyük sevenlerin zamanından kalan saklı bir mayın gibi, görmediğinde sorunsuz, üzerindeyken çaresiz, uzaklaşmaya çalıştığında ise öldüren.. "BENONİM"
gecenin karanlığında ışığı görenler, güneşin altında ise önünü göremeyenlerle dolu bir hayatta yaşamaktan neden şikayet etmeliyiz ki? bunun gibi zıt kutupdalıklardan meydana gelen dünyada "olmak...
yıllardan beri her seçimi sadece bir parti kazanıyor..bu parti, çoğu kimsenin üzerinde durmadığı, bazı sivrilerin yüzeysel olarak ağzına sakız yaptığı, kimilerine göre ise günah keçisi olan, tüm...
zamanda tutsak olmak lazım belki de bazı inanışlardaki şeytan misali.. izlemek, işitmek ama müdahil olamamak.. çünkü sonunu kestirememelerden haseble, halis niyetle olunan müdehalitelerin, hüsranla biten sonlarının yaşattığı elem...
aşk ve acı havayla su gibidir.. ya yaşarsın ya da ölürsün.. acısız bir aşk yaşamak isteği, ölümsüz bir hayat rüyasından farksızdır.. ölmek için kimse dünyaya gelmezse,...
kazan dairesi deyince hep kaybedilmiş birşeylerin kazanılacağı bir daire geliyor aklıma.. en kaybedilesi üzünç olan da dostluk diye düşününce umutlanıyorsun işte.. düşünsene günce kırdığın bütün insanları kazanacağın bir...
insanlar yemek gibidir.. yetenekli bir aşçının elinde kaliteli ve bol bir malzemeyle, kısık ateşte piştiğinde faydalı ve lezzetli olur.. "BENONİM"
dünyanın en hazım edilemeyesice yiyeceği "tekme" dir.. yedikçe içinize kalkmayasıca birşeyler oturur.. kaldırmaya çalıştıkça yerine iyice yerleşir.. o yüzden size tekme ikram edenlerin ikramını nazikçe geri çevireceksiniz.. ama...
yıkarken renk veren kalitesiz kıyafetler gibi, bazı kişilikler de konuşurken sözlerinin renkleriyle kalitesizliğini belli ediyorlar.. ve bu kalitesiz kıyafetler renk vermeleri yetmediği gibi diğer kıyafetlerle yıkandığında onların da...
Hisleriyle hareket edenler, hareketlerine akıllarıyla yön verdiğinde doğru sonuca ulaşırlar.. Aklı yoksayan her duygusal hamle şahı, yakışıklılığına aldırmayan herhangi bir piyonun esiri eder..!!! "BENONİM"